3 Kasım 2012 Cumartesi

Kotalı ve Lacivert Ekoseli Hayaller...


"Hayal kurabilirsiniz, Bu hayali gerçekleştirebilirsiniz... Her şeyin bir fare ile başladığını asla unutmayın..."

-Walt Disney-

Yukarıdaki sözü her sabah okurum. Size de tavsiyem uyandığınızda direk görebileceğiniz bir yere yada evden çıkarken gözünüze takılabilecek bir yere koymanızdır. Çünkü hayatta gerçekliğine inandığım sayılı sözden biri ve cidden güne güçlü başlamanızı sağlıyor.

Hayatın çok ilginç bir özelliği var. Küçükken sahip olduğunuz sınırsız ve büyüleyici hayal gücünüzü "zaman" denen törpüyle biçimlendiriyor. Taban genişliği sınırsız olan bir piramit gibi de düşünebiliriz. Yaş aldıkça hayattan piramitin tepesine doğru yaklaşıyor hayal kurma yetimiz de. Bazı kaynaklarda ve yörelerde "cahil cesareti" olarak geçen şey aslında bir çocuğun engel tanımayan hayal gücüyle eşdeğer.
Düşünsenize... İnsanların müdahale edemeyeceği, tamamen size ait olan bir şey. "Hayal Gücünüz"

Ama insanlar yaşlandıkça, daha doğrusu o çocuk büyüdükçe ve hayatın zorluğuna dair tecrübeler edinip gerçeklerle yüzleşmeye başladıkça daha mümkün kılınabilir hayaller kurmaya başlıyor sanırım. Bunun bana göre tek bir açıklaması var. Bu bir kendini koruma çabasıdır. Bir çeşit kalkan. Çünkü insanlar hayal kırıklığından korkarlar. O nedenle de öyle kısıtlarlar ki kendilerini ve hayallerini; yalnızca gerçekleşmesi mümkün olan ya da gerçekleşeceğine emin oldukları hayalleri kurarlar...

Daha önce küçükken hatta halen sahip olduğumu düşündüğüm hayal gücümün çoğu zaman beni korkuttuğundan, hatta zarar verdiğinden bahsetmiştim. Çocuk olmanın en güzel, en çok özlenen yanı bu sanırım. Sınırsızsınız... Anneannemin bana söylediği bir şeyi hiç unutmuyorum. Çok küçükken bir gün annemi çok üzmüştüm ve ağlatmıştım kadını. Anneannem yavaşça bana doğru eğildi ve "Anneni böyle üzmeye devam edersen, onu bir kuş yaparım ve şu balkondan uçup yanıma gelir." demişti. O an çivilenmiştim. Çünkü inanmıştım. Anneannemler Almanya'da yaşıyor ve ben bunu gerçekten hayal ettim biliyor musunuz? Ve gerçekten o balkondan uçup gidişini gördüm annemin. Evet çok saçma ama hayal işte. O kadar korkmuştum ki hala o balkona ne zaman baksam direk bu gelir aklıma...

İnsanların unuttuğu önemli bir nokta var. Yalnızca hayal kurmak reçeteyi yarım bırakmak oluyor. Geriye kalan tek şey bu hayalin gerçekleşmesi için her şeyi yapmak, çalışmak... Sadece hayal edip bekliyorlar ve sonunda üzerine "gerçekleşmedi" etiketini basıp rafa kaldırdıkları bir düşleri daha oluyor.
Ben daha çocukken yönetmen olmayı hayal etmeye başladım. Bu hayal kısmı. Bunun için Fatih Akın'ın kapısında bile yattım. Bu da elinden gelen her şeyi yapma kısmı...

Çok sevdiğim "An" isimli bir kısa film var. Orada şöyle bir söz geçiyor. "70'inde bile uzun vadeli planlar yapabilmeli insan..." Evet yapabilmeli. Çocukluktan kalan tek mirası çöpe atmayın. İnsanların hatta devletin bile elinizden alamayacağı bu gücün törpülenmesine izin vermeyin. Hayal kırıklığına uğrasanız bile yeniden hayal kurmaktan ve gerçekleşmesi için savaşmaktan korkmayın. Bir diğer sevdiğim söz de şunu söyler;

"Taşı delen suyun gücü değil, Damlaların sürekliliğidir."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder