5 Aralık 2012 Çarşamba

Nostalji Vol#1 - Resim Sevinci... Bob Ross.

80'lerde dünyaya gelmiş olanlar için pazar klasiklerinden biri de, neredeyse tüm o dönemin çocuklarına resim yapmayı sevdiren, özendiren, TRT'de sabahları yayınlanan Bob Ross'la "Resim Sevinci" programıdır. O kadar kolay gelirdi ki onu izleyince resim yapmak... Sanırsınız hemen onun gibi dağları ovaları çizebileceksiniz... Öyle basitmişçesine yapar ve anlatırdı ki. Bir pazar sabahı kahvaltıdan sonra bu programı izleyip, gaza gelip resim yapmaya çalıştığımı çok iyi hatırlıyorum. Eminim benim gibi bir sürü çocuk vardır böyle.

Bir boya paletim olmadığından o yaşın verdiği yaratıcılıkla banyodan annemin leğenlerinden birini yürütmüştüm. Tabi yağlı boyamda olmadığından ters çevirdiğim leğene ne kadar sulu boyam varsa sürmüş mahvetmiştim. Ama o an ki hevesimi ve havamı anlatamam. Elimde, arkası sulu boyalarla yıkanmış bir leğen, okulda kullandığım fırça ve duvara bantladığım beyaz kağıtla artık bir ressamdım. Yaptığım şaheserin ünü, bulunduğu kağıdı da aşıp duvarın badanasına kadar ulaştığı için ben annemin hışmına, sanatım da sekteye uğramış olabilir evet. Hatta aynı akşam sobanın yanında o leğenin içinde banyo yapmış da olabilirim. Şampuan gözümü yakarken "Sanatımla iç içeyim" düşüncesiyle avutmuş olabilirim kendimi o leğenin içinde... Ama bunların hepsi bu sempatik bonus kafalı Bob Ross yüzünden... Ona bu hevesin kaynağı olduğu için çok minnettarım. Hala hatırlıyorum bir programında gömleğinin cebindeki sincap'ı besleyişini. Şimdi yok böyle programlar... Hatırlamak isteyenler için buyrunuz...



3 yorum:

  1. gayet net hatırlıyorum çünkü daha yeni konuştuk Bob Ross hakkında... ve ben, sadece bizim ülkemizdeki 80 kuşağının değil Almanya'daki 80 kuşağının da pazarları O'nu izlediğini öğrendim...
    dağların arkasından çıkacak sevimli güneş ve tatlı sincabın evinin olduğu çam ağacı dalları farklı kültürleri aynı anda gülümsetebiliyor :)
    nur içinde yat Bob Ross!
    :)

    YanıtlaSil
  2. kesinlikle katılıyorum , ve inanılmaz bir hayranlık besliyordum !! bende resim çizerim çizerdim tuvallerim boyalarım hala var ama şu an zaman yok belki çizemem şimdi ama o eline fırçayı aldığında her şey çok kolay görünürdü hep.. iki darbe ile masal gibi bir dağ ve ağaç oluşuveriridi !!!

    büyüleyiciydi !! :)

    YanıtlaSil
  3. Bob amcayı görünce aklıma "banday kahverengisi" geliyor. Her resimde kullandığı bi renkta, ha bi de "titan beyazı". Fakat resimle uğraşan tanıdıklarımdan öğrendim ki kullandığı boyalar çok kaliteli olduğu için öyle hemen üst üste çekebiliyor ve yirmi dakika da bi sanat eseri çıkarabiliyormuş. Doğru-yanlış bilmem ama taban rengini çekip en-az bi kaç gün kurumaya bırakmak zorunda olduklarını anlatıyor aynı şahıslar.
    Elimde rahmetlinin gazete kuponlarıyla aldığım bi serisi var, gerçi her programını seyrettim ama yarın hayat meşgalesinden sıkılıp yeniden resme başlarsam kesinlikle bana yol gösterici oalcak. Gerçi asıl olan, meşgale içindeyken ruhu dinlendirecek faaliyetler yapmak ama o irade bende yok.
    Teşekkürler bu güzel hatırlatman için.

    YanıtlaSil