18 Şubat 2014 Salı

Ben hiç ellerimi kirletir miyim?

Geçtiğimiz günlerde Emel anamız televizyonda bir programa konuk oldu. Şunu çok samimi söyleyebilirim ki ben bu kadar güçlü bir kadın görmedim. Helal olsun.. Cüneyt Özdemir'di onu konuk eden. Biraz ironik bir durumdu aslında. Gezi direnişi sırasında üç maymunu oynayan, hatta üç penguen'i oynayan medya kuruluşlarından birinin günah çıkarma çabası gibiydi. Bu durum zamanında gösterdikleri yanlış tavrı düzeltir mi? Tabii ki hayır. Ancak Emel Korkmaz'ın çıkıp içindekileri dökmesi ve bazılarına bir güzel söylenmesi gerekenleri söylemesi anlamında bence çok iyi oldu. Ki ben yine Cüneyt Özdemir'in gereken soruları soramadığını düşünüyorum. İki de bir "Duygularınız neler?, Her şeyden sonra ne düşünüyorsunuz*" gibi bana göre kalınmaması gereken genellemelerin içinde kaldı.

Ve Emel ana.. O kadar zorlanıyordu ki konuşurken.. O kadar güzel tarif ettiki yetiştirdiği evladını ve akıbetini.. Onu dinlerken üklenin geldiği nokta ve tepeden tırnağa çarpıklaşma, ete kemiğe bürünüp vücut buldu zihnimizde.. Çeşitli morluklar ve çatlaklarla..

Son cümlesi linç edercesine güzel ve haklıydı;

"Onlara saldıracağımı düşündüler. Ben Ali İsmail gibi bir evladı yetiştirdiğim bu ellerimi onlara sürüp kirletir miyim hiç?"



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder