8 Aralık 2011 Perşembe

Bugün Günlerden...


Bugün günlerden yağmur;


İstanbul'un eski bir sokağı gibisin bugün.. Sabahın ilk ışıklarıyla, yağan çiğ ve nem yüzünden parıldayan arnavut kaldırımlı sokağın taşları gibi ürpertici yokluğunu düşünmek..
Yıllar sonra çocukluğunun geçtiği eve gidip boş ve harabe duvarların soğukluğunu okumak gibi seni özlemek ve balkondan sarkıttığı sepetle, bakkaldan istediği süt ve ekmeği bekleyen yaşlı adamın sabırsızlığı gibi seni beklemek...
Sabahlayıp yine de gündoğumunda kendini dinç hissetmek gibi seni düşünmek.. Ya da günlerce hayalini kurduğu oyuncağı, bayram sabahı başucunda bulan çocuğun sevinci gibi..
17 yıl boyunca her gün özenle bakılıp büyütülen ve onca yıl sonra sadece 8 saniyeliğine açıp ölen bir çiçeğin ömrünü izlemek gibi gözlerindeki parıltı.. ve o 8 saniye kadar özelsin kadınım.
Tam yerinde basılan bir notanın ya da gönül teline dokunan ud'unki kadar anlamlı uyanır uyanmaz çatlak bir sesle senden duyduğum "canım"'la güne başlamak..

Bugün günlerden yağmur bitanem..

Yaklaşan her günün belirsizliği birikiyor içimde. Sen olmadan içimden atamadığım.

Bugün günlerden kırmızı bitanem..

Öpmeye doyamadığım ellerindeki ojelerin gibi, ilk kez "seni seviyorum" cümlesini sevdiğinden işiten çocuk ya da gidişimi her düşündüğünde dolan ve kızaran annemin gözleri gibi...

Bugün günlerden yağmur, kırmızı ve sensin sevgilim..

Son nefesimde bile yanıbaşımdaki senin kirpiklerini öper gibi...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder