Yeşilçam'ın "Taş kalpli" adamı o. Filmlerin kötü karakteri.. Bana kalırsa hak ettiği değeri görememiş, dünya çağında bir oyuncu ve her şeyden de öte adam gibi adam Erol Taş. Gerçekten de düşünüyorum acaba zamanında Amerikalı bir yapımcı onu tanısa, keşfestse ne olurdu diye. Emin olun ki şuan Dünya Sineması karakter oyuncularında ilk sıralarda yer alıyor olurdu.
Erol Taş çok ama çok zor bir sanat yaşamı sürmüş. Filmlerinde oynadı kötü karakterler öylesine üzerine yapışmış ki, sokakta onu gören insanlar ona küfreder, saldırır olmuş. Bu iki şeyin göstergesi olabilir;
Birincisi bizim halkımızın o zamanlar -ki hala bazen etkilerini görebiliyoruz- sinemada oynayan bir filmle gerçek hayatı birbirinden ayırt etmekte güçlük çektiği, ikincisi de bu durumun tek sebebinin Erol Taş'ın çok gerçekçi oynayışı olduğudur. İnsanlar o kadar inanırlarmış ki onun kötü bir adam olduğuna, yediği dayakları anlatsa bitiremezmiş Erol abi.. Bunun bir çok örneği var sinemamızda. Örneğin yakından da tanıdığım "Tecavüzcü Coşkun" abimiz. Bugüne kadar tanıştığım en naif, ağzından küfrün "k"'si çıkmayan, bu zamana kadar ne yaptıysa; sanatı ve düzgün bir şekilde yetiştirmeye çalıştığ çocuğu için yapan güzel insan, aile babası. Biz tekrar dönelim Erol abi'ye..
Erol Taş'ın eşini çok genç yaşta kaybettiğini ve 3 çocuğuna hem annelik hem babalık yaptığını biliyor muydunuz? Kafamızda oluşturduğumuz, kötü kalpli, sevenleri ayıran, insanların mutluluğunu engellemeye çalışan Erol Taş karakterlerine ne kadar ters düşen bir görüntü di mi? :) Ama gerçek bu. Onların yemeklerini yapan, çamaşırlarını yıkayan, öğle uykusuna yatıran, uyandıklarında parka oyun oynamaya götüren hep bu melek kalpli kötü adam..
Karısını amansız bir hastalık sonucu kaybettikten sonra çocuklarıyla yaşamaya çalışan Erol Taş'ın öldükten sonra da yüzü gülmedi.. Belki hatırlarsınız; ölümünden biraz zaman sonra mezarını açıp bacağını çalmışlardı Erol Taş'ın. Bazen gerçekten anlam veremiyor insan. İyi insanların hayatları bazen hak ettikleri gibi iyi gitmeyebiliyor. Böylesine fedakar bir babanın, İşinde Dünya standartlarında bir oyuncunun, tertemiz kalpli bir insanın hak ettiği bir yaşam ya da ölüm mü? Kimse hak etmez orası ayrı bir konu.. Ama hafızamda hep yer etmiştir bu olay. İnsanların yeri geldiğinde filmden çıktıktan sonra sokakta karşılaşınca taşladıkları bu adam bence bunu hak etmedi. Kaldı ki yaşarken, öldükten sonra bile saygı duymadılar. Ruhun şad olsun Erol Taş...

